Diriliş Şairi Sezai Karakoç’un İdeasında İslâm Devleti

dc.contributor.authorCengiz, Mehmet
dc.date.accessioned2026-01-22T19:34:02Z
dc.date.issued2022
dc.departmentŞırnak Üniversitesi
dc.description.abstractDenilebilir ki Sezai Karakoç’un diriliş ideası; medeniyet, millet ve devlet üçlüsünün terkibi üstüne kuruludur. Biri peygamberler medeniyeti, diğeri de şeytanlar medeniyeti olarak medeniyeti iki kısma ayıran Karakoç’a göre gerçek medeniyetin yeri bugünkü Ortadoğu’dur ve bu medeniyetin tek devamcısı, tek varisi de İslâm medeniyetidir. İslâm medeniyetinin temeli ise dindir. Karakoç’a göre İslâm medeniyetinin toplumunu İslâm milleti oluşturur. Irk ve dil esasına dayalı olmayan İslâm milleti, yani Müslümanlar sadece bir ümmet değildirler, aynı zamanda bir millettirler. Ümmet, millet kumaşının iç tarafıdır. Başka bir ifadeyle millet, İslâm toplumunun objektif, ümmet ise sübjektif ifadesidir. Medeniyet ve milletle iç içe olması gereken üçüncü koruyucu güç ise devlettir. Sezai Karakoç’un ideasında devlet; adalet, fazilet, hakikat, emanet, meşveret, medeniyet, erdem, sulh ve ekonomi temellerine sahip İslâm devletidir. Zira ona göre Müslümanların tümünü bir maden gibi eritip bir tek devlet ve millet çıkaracak olan tek güç İslâm’dır. Tarihte Kur’ân’ın adalet anlayışına uygun ve insanların mutluluğunu sağlayan ideal devletin önce Hz. Peygamber (s.a.s.), sonra da halifelerin yönetiminde tecelli ettiğini ifade eden Sezai Karakoç’a göre günümüzde İslâm dünyası da ırk, âdet, dil ve mezhep farklarını bir kopuş sebebi olarak kabul etmeyerek ve yüce insanlık prensipleri olan İslâm idealiyle dopdolu olarak Afrika’nın Batısından Asya’nın doğusuna kadar bütün Müslümanları çevreleyen üstün devlet idealini gerçekleştirmek zorundadır. Karakoç, İdealize ettiği devletin ırk veya sınıf devleti olmadığı gibi, politik, ekonomik karakterli veya güvenlik sağlayıcı karakterli de olmadığını; güven, denge ve barış sağlayıcı gibi destekleyici karakterlere sahip olmakla birlikte ana karakterinin İslâm idea devleti olduğunu vurgulayarak açıklar. Son olarak denilebilir ki tasvir edilen ideal devletteki tüm saygı/sevgi düzenine rağmen toplum düzenini bozanlara yönelik olarak hukukun devreye girmesi gerekmektedir. Sezai Karakoç’a göre bu hukuk, İslâm hukukudur. Zira ona göre İslâm hukuku, cezanın suç cinsinden olması gibi kesin ve keskin prensipleri içinde barındırması ve temel ilkelere sahip bir hüviyette olması sebebiyle en karmaşık toplum düzenlerinde bile uygulanma imkanına sahiptir.
dc.identifier.doi10.15869/itobiad.1190824
dc.identifier.endpage2433
dc.identifier.issn2147-1185
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage2412
dc.identifier.trdizinid1174372
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.15869/itobiad.1190824
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1174372
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11503/3109
dc.identifier.volume11
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorCengiz, Mehmet
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofİnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20260122
dc.subjectTarih
dc.subjectDin Bilimi
dc.subjectSiyasi Bilimler
dc.titleDiriliş Şairi Sezai Karakoç’un İdeasında İslâm Devleti
dc.typeArticle

Dosyalar