Kur’ân’ın Bütünlüğü Bağlamında İnsanın Yeryüzündeki Halifeliği Meselesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışmada, Kur’ân’ın genel bütünlüğü bağlamında insanın yeryüzünde halifeliği meselesi doğrudan halifelikle ilgili olduğunu tespit ettiğimiz on dokuz ayet üzerinden farklı tefsirlerden yararlanılarak ele alınmaktadır. Araştırmanın amacı; Allah’ın halife yapmasından muradın ne olduğunu, insanın kimin halifesi veya kimin yerine halife yapıldığını ve ilgili ayetlerde muhataplarına ne mesaj verdiğini ortaya koymaktır. Yapılan çalışmalarda insanın halifeliği meselesi genellikle Bakara 30. ayetüzerinden ele alınırken bu araştırmada halifelikle ilgili on dokuz ayetin tamamı irdelenerek konuhakkında Kur’ân’ın genel görüşü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İnsanın halifeliğinden bahsedenayetler öncelikle nüzul sırasına göre sıralanmış ve her bir ayet metin içi ve tarihi bağlamında müstakil olarak incelenmiştir. Çalışma boyunca bağlamı ve nüzul ortamı belirlenen ayetin ne söylediği, müfessirlerin ayet hakkındaki yorumları ve kendi tevilimiz ortaya konulmuş daha sonra ayetinmesajının ne olduğu verilmeye çalışılmıştır.Çalışmada ulaştığımız en genel sonuç şudur: İnsanın yeryüzünde halife olması; insanın Allahtarafından kendinden öncekilerin yerine yeryüzüne yerleştirilmesi, orada yaşamını sürdürmesi, yaşamını devam ettirmesi için yeryüzü nimetlerinin insanın tasarrufuna sunulması, bütün bunların karşılığı olarak da insanın Allah’a şükretmesi ve yeryüzünde O’nun rızası doğrultusunda bir yaşam sürmesidir. Nitekim bu ayetler incelendiğinde Allah’ın belirlemesi, yeryüzünde halifelik ve insan olgusuönümüze çıkmaktadır. Birinin yerine gelme veya birine vekil olma anlamında yeryüzünde halifelikolgusu ise insanın kimin yerine geldiği ya da kimin vekili olduğu sorusunu doğurmaktadır. İlgili ayetlere bakıldığında ise Allah’ın rızasına uygun davranan inanan insanın Allah’ın arzusuna uygundavranmayan kafirlerin yerine yeryüzüne veya onların topraklarına getirildiği görülecektir. Yeryüzünde halifeliğin başlangıcında ise cinlerin veya meleklerin yerine Âdem getirilmiştir. Bununyanında bazen kafirler yeryüzünde geçici olarak halife yapılmıştır. Fakat bu, onların Allah’a yönelmesi için bir imtihandır. İnanan insanın vekil olma anlamında halife olması da yeryüzünde onu halife atayanın rızasına uyguneylem yapması ve yaptırmasıdır. Bu bağlamda halifelik ya Hz. Musa’nın yokluğunda Hz. Harun’u kendiyerine vekil bırakmasında olduğu gibi veya Allah’ın vahyini uygulaması bağlamında ontolojikzorunluluk gereği peygamberlerin Allah’a vekil olması, gönderildiği insanlara O’nun buyruklarını uygulaması konusunda mümkün olabilir. Diğer insanların sultan, devlet başkanı veya İslam devletininhalifesi dahi olsa Allah’ın halifesi olması mümkün değildir. Nitekim kendisine “ey Allah’ın halifesi” denilen Hz. Ebubekir ben Allah’ın halifesi değil, sadece Allah Rasülü’nün halifesiyim demiştir. Allah’ın halifesi hitabı ne Kur’ân, ne Hz. Peygamber ne de Raşid Halifeler tarafından kullanılmamış ve özellikle kullanılmamasına gayret edilmiştir. Fakat Emeviler devriyle birlikte siyasi amaçlar için bu hitapkullanılmaya başlamıştır. Sonuç olarak “halifetüllah” ifadesi Kur’ân’da doğrudan hiçbir yerdegeçmediği için insanın Allah’ın halifesi olduğunu kabul etmek veya ilgili ayetleri bu şekilde yorumlamak doğru gözükmemektedir. İnsanın yeryüzünde halifeliğe uygun davranması, onu halife yapana layık olması aklını kullanarakvahye tabi olmasına bağlıdır. Çünkü Allah’ın insanı halife yapmasının ve bu halifeliğinin devametmesinin yegâne şartı insanın onu halife yapan Allah’ın ilahlığını tanımasıdır. Bu bağlamda halifelikten bahseden ayetlerin (ilk muhatapları açısından) Mekke müşrikleri, Medine Yahudileri ve Müslümanlara verdiği mesajlar vardır. Mekke müşriklerine Allah’ın Hz. Davud’u, Medine Yahudilerineise Allah’ın Hz. Adem’i yeryüzünde halife yapması üzerinden Hz. Muhammed’in Allah tarafından peygamber seçildiği hakikatini kabul edin mesajı verildiği görülmektedir. Halifelikten bahsedenayetlerde verilen mesajların çoğu vahyin ilk muhatapları ve muhalifleri olan Mekke müşriklerinedir. Onlar ya Allah’ın onları yeryüzüne halife yapmasının bir lütuf olduğu üzerinden tevhide yönelmeye teşvik edilmiş ya da şirk koşmaya devam ettikleri için helak olan kavimler üzerinden tehdit edilmiştir. Onlara “ey müşrikler sizi helak olan kavimlerden sonra var eden, yeryüzünde halifeler yapan putlardeğil Allah’tır, o halde sizler Allah’ın elçisine uyarak putlardan uzaklaşın ve bir olan Allah’a yönelin mesajı verilmiştir. Aynı şekilde “eğer sizler peygambere sırt çevirip de şirke devam ederseniz Allahşirkte ısrar eden Nuh, Hud vb. kavimleri helak ettiği gibi sizi de helak eder ona itaat edenleri getirir, ohalde tevhide yönelin” mesajı verilmiştir. Müslümanlara verilen mesajlar ise Mekke ve Medineşartlarına göre olmuştur.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Din Bilimi, Felsefe

Kaynak

Marife Dini Araştırmalar Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

20

Sayı

2

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren