İnsanların İtiraz Etmeksizin Uygulama Üzerinde İttifak Etmeleri Olgusu ve Bunun Şer‘î Hükme Delaletinin Teorik ve Uygulamalı Temelleri
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırma, insanların belirli hususlarda uzun bir dönem boyunca uygulama birliği içinde olmaları ve bu uygulamalara âlimler tarafından herhangi bir itiraz yöneltilmemesi durumunun, söz konusu fiillerin meşruiyetine delalet ettiği şeklindeki usûlî bir delili ele almaktadır. Çalışmanın önemi, bu delilin klasik usûl literatüründe yeterince incelenmemiş ve hak ettiği ilgiyi görmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle araştırmada, söz konusu delilin mahiyetinin, diğer usûlî delil ve kavramlarla ilişkisinin, onunla istidlalin geçerlilik şartlarının, uygulanma alanlarının ve çağdaş dönemdeki istidlal değeri ve işlevinin tahlil edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı, konuyu ele alırken istikrâî ve tahlilî yöntemi benimsemiş; âlimlerin “insanların üzerinde ittifak edip itirazsız sürdürdükleri” uygulamalara dair aktardıkları örnekleri derleyip incelemiş, bunları çözümleyerek değerlendirmelerde bulunmuştur. Çalışmanın ulaştığı sonuçlar arasında şu hususlar öne çıkmaktadır: Bu delil, amelî icmâın bir türünü teşkil etmektedir. Delilin geçerliliği, söz konusu uygulamanın mutlaka sahâbe veya tâbiîn döneminde ortaya çıkmış olmasına bağlı değildir. Bu delil, ictihadî meselelerde kullanılabilir nitelikte olup, bu durumda zannî bir hüccet değerindedir. Ayrıca bu delil aracılığıyla vücûb, nedb ve ibâha hükümleri tespit edilebilir. Bununla birlikte, istidlal alanı dînî meselelerle sınırlı olup, örfî ve dünyevî alışkanlıklar bu kapsama dahil değildir. Araştırmada ayrıca, bu delilin günümüzde insanların üzerinde ittifak ettikleri birçok hususun meşruiyetine delil teşkil edebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu delilin uygulanabilirliğini sınırlayan bazı engeller de mevcuttur. Bunların başında, bid‘at ehli veya modernist çevreler gibi, İslâm ümmetinin mâsumiyetine inanmayan grupların bu delili reddetmeleri gelmektedir. Ayrıca günümüzde fetva ve ictihad makamlarında ehil olmayan kişilerin bulunması sebebiyle, “itirazına değer verilen kişi” ile “görüşüne itibar edilmeyecek kişi”yi ayırt etmenin güçleşmesi de önemli bir problem olarak tespit edilmiştir.









