Fahreddin Er-Râzî’nin Kelam-Felsefe ve Tasavvuf Arasındaki Düşünsel Gelgitleri

dc.contributor.authorÖz, Ruhullah
dc.date.accessioned2026-01-22T19:33:35Z
dc.date.issued2022
dc.departmentŞırnak Üniversitesi
dc.description.abstractNevi şahsına münhasır bir düşünür olan Fahreddin er- Râzî, disiplinler arası özgün düşünceleri ile ön plana çıkmıştır. O, öğrenmeyi transkripsiyon bir gereklilik olarak görmüş, keyfiyet ve kemiyetine bakmaksızın birçok alanda eser telif etmiştir. Râzî’nin en fazla iştigal ettiği disiplinlerin başında kelam, felsefe ve tasavvuf gelmektedir. Kelam yaparken felsefî bahisleri araştırmış meramını anlatmak için de tasavvuf literatüründen yararlanmıştır. Yaşadığı bu değişim ve dönüşüm hem düşüncelerine hem de eserlerine yansımıştır. Râzî’nin yaşadığı bu düşünsel gelgitler, farklı şekillerde yorumlanmıştır. Kimine göre birer sentez, kimine göre de hakikati keşfetme arayışıdır. Çalışmamızda Râzî’nin düşünsel gelgitleri üç ana başlık altında incelenmiştir. Birincisi kelamcı Râzî’dir. Düşünce hayatına kelam ile başlayan Râzî, ilgi alanları genişleyip kelam nosyonu bir üst düzeye ulaşınca dek kelamcı kimliğini korumuştur. Felsefe ile tanışması sonrasında kelama felsefi bahisleri katarak felsefî kelam devrini başlatmıştır. Artık birçok kelamî konu felsefî zaviyeden tahlil edilir olmuştur. Çalışmamızda Râzî’nin kelamcı kimliği, kelamcı Râzî başlığı altında araştırılmıştır. İkincisi felsefeci Râzî’dir. Râzî’nin felsefeciliği, İbn Sînâ ve meşşâî felsefe ile tanışması neticesinde oluşan bir inşadır. O bu süreçte kelamdan çok felsefe yapmış, kelama da felsefî bir hüviyet kazandırmıştır. Felsefesi daha çok tahlil, tenkit ve açılıma dayalıdır. Râzî’nin felsefeci yönü, felsefeci Râzî başlığı altında irdelenmiştir. Üçüncüsü tasavvufçu Râzî’dir. Kelamcı Râzî’nin tasavvufla ilişkisi araştırılmaya değer bir konudur. Zira her iki düşünce tarzı hem epistemolojik hem de ontolojik açıdan birbirinden oldukça farklıdır. Var olan metodolojik farktan dolayı birçok kelamcı tasavvufa, tasavvufçu da kelama uzak durmuştur. Oysa Râzî kelâmî problemleri temellendirirken tasavvuftan yararlanmayı ihmal etmemiştir. Râzî’nin tasavvufla ilişkisi tasavvufçu Râzî başlığı altında tartışılmıştır. Neticede her bir disiplin durağında bir yönüyle değişen, gelişen ve daha da yükselen Râzî’nin interdisipliner bir kimliğe sahip olduğu tesbit edilmiştir.
dc.identifier.doi10.51702/esoguifd.1038908
dc.identifier.endpage212
dc.identifier.issn2147-8171
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage190
dc.identifier.trdizinid1070778
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.51702/esoguifd.1038908
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1070778
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11503/2809
dc.identifier.volume9
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorÖz, Ruhullah
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofEskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20260122
dc.subjectFahreddin er-Râzî.
dc.subjectTasavvuf
dc.subjectKelam
dc.subjectFelsefe
dc.subjectDüşünce
dc.titleFahreddin Er-Râzî’nin Kelam-Felsefe ve Tasavvuf Arasındaki Düşünsel Gelgitleri
dc.typeArticle

Dosyalar