Marksizm’in 100 kavramı
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Felsefesinin Eleştirisine Giriş (1844) adlı makalesinde yer alan ‘din halkların afyo- nudur’ deyişiyle özetlenir. Ancak bu ironik ifade Marx’a özgü değildir. Dostları Moses Hess ve Heinrich Heine dâhil olmak üzere Marx’tan önce pek çok yazarda aynı ifadeye rastlanır. Fakat daha sonra Alman İdeolojisi’nde (1846) dinin tarihsel gerçeklik olarak Marksist anlamda incelenmesi söz konusu olacaktır. Dinsel olgu- lara ilişkin bu yeni analiz yönteminin temel ilkesi bunları; hukuk, ahlak, metafizik, siyasal düşünceler vs. ile birlikte ideolojinin çeşitli biçimlerinden biri olarak de- ğerlendirmektir. Tüm ideolojiler gibi din de tarihsel bir üründür; fakat toplumsal dönüşümlere de etki edebilir, nitekim Kapital’de ve Ekonomi Politiğin Eleştirisinin Temelleri’nde kapitalizmin kökeninde Protestanlığın rolü hakkında ilginç bilgiler yer alır. Marx gibi kararlı bir ateist olmasına rağmen Engels sınıf savaşımı perspektifinden bakarak muhalif boyutlu dinsel hareketlerin araştırılmasına ilgi göstermiştir. Bu alandaki en önemli yazısı 16. yüzyılın başında Almanya’da ortaya çıkan köylü ayaklanması vedevrimci ilahiyatçı Thomas Münzer’e adadığı Köylüler Savaşı’dır(1850). Engels’in çalışmaları daha sonraki dönemlerde Karl Kautsky ve Ernst Bloch tarafından sürdürülecektir. Kautsky bunları daha çok indirgemeci bir yöne çekerek, Bloch ise aksine dinsel inanışların göreli özerkliğinde ve bunların ütopik potansiyellerinde ısrar edecektir. Ancak Bloch, Calvin’i din olarak kapita- lizmin ya da Mammon Kilisesi’nin kurucusu olmakla suçlarken Antonio Gramsci Protestan Reformunu geleceğin ve sosyalist entelektüel ve ahlaki reformu için bir paradigma olarak alacak ve ona büyük hayranlık besleyecektir”









