Uluslararası Ceza Hukuku’nda Kişisellik İlkesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmada, vatandaşın, yabancı bir ülkede fail veya mağdur konumunda bulunduğu durumda, uyruğunda bulunduğu devletin vatandaşı üzerindeki yargı yetkisi, Uluslararası Ceza Hukuku çerçevesinde irdelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, devletler arasında oluşabilecek yetki çatışmasının çözümü için mülkilik ilkesinin tek başına yeterli olmayacağı bununla beraber Uluslararası Ceza Hukuku’nda yarı mülkilik sistemine yer verilmesi gerektiği ortaya koyulmuştur. Çalışmanın gelişme bölümünde; yarı mülkilik sistemi içerisinde bulunan, Uluslararası Ceza Hukuku’nda genel kabul görmüş ve cezanın yer bakımından uygulama alanına hâkim olan ilkelerden biri olan kişisellik ilkesinin, 1886 yılında Mr. Cutting davasıyla başlayan ve bugüne uzanan tarihsel süreci, kişisellik ilkesinin çeşitleri bakımından (aktif ve pasif kişisellik ilkeleri) ele alınmıştır. Tarihsel sürecin sonunda; günümüzde hangi devletlerin aktif ve pasif kişisellik ilkelerine, ceza kanunlarında hangi şartlarla yer verdiklerine de değinilmiştir. Bunun sonrasında, kişisellik ilkesini ortaya çıkaran temel nedenler tespit edilmiştir. Uluslararası Ceza Hukuku, bireysel cezai sorumluluk doğurduğundan; kişisellik ilkesini ortaya çıkaran nedenler tespit edilirken, fail veya mağdur açısından yol açtığı sorunsallara değinilmiştir. Temel nedenler belirlendikten sonra kişisellik ilkesinin çeşitleri olan aktif ve pasif kişisellik ilkelerinin tanımları yapılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde ise, yalnızca kişisellik ilkesinin uygulanmasından kaynaklı yargı yetkisi sorunsalına çözümler getirilmiştir.









