Sosyal Hizmet Çalışanlarında Din ve Maneviyat Algısı: Şırnak Örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, din ve maneviyatın, sosyal hizmet çalışanları üzerindeki etkisine değinmektedir. Maneviyat kavramı, bireylerin anlam dünyasındaki aşkın, dinamik, bütüncül, soyut, bağlılık, amaç ve mâna anlayışlarının tümünü içermektedir. Maneviyat, dini kapsamakla birlikte sadece dini inançlarla sınırlandırılamayacak bir kavramdır. İki terim aynı mânada kullanılmasa da kendisini daha anlaşılır kılması için birbirine ihtiyaç duyar. Din ve maneviyatın bireyler üzerindeki etkisini sosyal hizmet kurumlarında görev alan, sosyal çalışmacılar üzerinde gözlemlemek mümkündür. Son dönemlerde, sosyal hizmetler alanında maneviyatın yeri ve etkisi daha somut bir biçimde değerlendirilmeye başlanmıştır. Literatürde bu konunun daha önce nicel yöntemlerle incelenmemiş olması, araştırmanın alana sağlayacağı katkıyı ortaya koymaktadır. Ayrıca bu çalışmada elde edilen sonuçların bağımsız değişkenlere göre puan dağılımı, diğer çalışmalarla test edilmesine aracılık yapacaktır. Çalışmada din ve maneviyatın, epistemolojik ve ontolojik boyutunun yanı sıra, ikisi arasındaki farklara değinmektedir. Araştırma, sosyal hizmet uygulamalarında din ve maneviyatın etkisini, dinin tutumlar ile karşılaştırarak ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca din ve maneviyatın toplumun önemli sosyal kurumlarından birisi olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı, Sosyal Hizmetler Merkezi (SHM) çalışanları üzerindeki işlevine dikkat çekmektedir. Çalışma, bu işlevlerin SHUDMR (Sosyal Hizmet Uygulamasında Din ve Maneviyatın Rolü Ölçeği) ile korelasyonunu ele almaktadır. Araştırmanın temel amacı, din ve maneviyatın fonksiyonel etkilerini sosyal hizmet alanı üzerinden değerlendirerek genel bir yoruma gitmektir. Çalışma, sosyal hizmet çalışanlarının demografik özelliklerinin din ve maneviyat algılarına etkisini ölçmeyi, din ve maneviyatın sosyal hizmet çalışanları üzerindeki algısal etkilerini ortaya koyarak, bunun diğer sosyal kurumlar üzerindeki olası yansımalarına dair ipuçları sunmayı hedeflemektedir. Sosyal hizmet uygulamalarında din ve maneviyatın fonksiyonel görünümünü somutlaştırma amacıyla, dini tutum ve diğer bazı demografik maddeler ile SHUDMR ölçek maddeleri arasında korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırma evrenini sosyal hizmet çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem kapsamı ise, Şırnak sınırları içerisinde görev yapmakta olan sosyal hizmet çalışanları ile sınırlandırılmıştır. Örneklem grubuna kolayda ve amaçlı örneklem yöntemleri kullanılarak ulaşılmıştır. Anket çalışması 2024 yılında, cinsiyet farkı gözetilmeksizin gönüllülük esasına dayalı 18-65 yaş aralığındaki 151 sosyal hizmet çalışanı üzerinde uygulanmıştır. Gerekli analizler yapıldıktan sonra sonuçların korelasyon durumları yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre, sosyal çalışmacıların iş işleyişinde, eylem ve düşünce dünyalarının şekillenmesinde din ve maneviyatın önemi betimlenmiştir. Katılımcıların dindarlık boyutundan elde edilen puana göre dini tutum derecesinin SHUDMR üzerindeki yansımaları ölçülmüştür. Konu ile ilgili kavramsal içeriğe değinildikten sonra, ortaya atılan hipotezler test edilerek doğrulanma derecelerine bakılmıştır. Araştırmanın hipotezlerine göre, sosyal hizmet çalışanlarında din ve inanç kaygıları vardır. Bu kaygılar, demografik niteliklere göre değişkenlik gösterip sosyal hizmet uygulamalarını doğrudan etkilemektedir. SHUDMR düzeylerinin dindarlık düzeylerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Özellikle dindarlık düzeyinin SHUDMR arasında anlamlı pozitif yönlü bir korelasyonun varlığı ortaya çıkmıştır. SHUDMR puan dağılımının kendini tanımladıkları kimliksel değerlere göre değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca, demografik niteliklere göre dağılımın farklılık gösterdiği, bazı özellikler üzerinde ise herhangi bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, din ve maneviyata duyarlı sosyal hizmet anlayışı, bireyin tek yönlü değerlendirilemeyeceğini ortaya çıkarmaktadır.









